EĞİTİM

Ülkeler ve Karşılaştırmalı Eğitim

Günümüzde, Birleşmiş Milletlere göre 195 bağımsız devlet bulunuyor. Bu devletler farklı farklı eğitim sistemlerine sahip. Hepsi kendi eğitim sistemini bir adım öteye taşımak için çalışıyor ve araştırmalar yapıyorlar. Bu noktada karşılaştırmalı eğitim işin içine giriyor. Devletler karşılaştırmalı eğitimi kullanarak, kendi eğitim sistemlerinde neler yapmaları gerektiği hakkında bilgi sahibi oluyorlar. Peki nedir bu karşılaştırmalı eğitim? Karşılaştırmalı eğitim farklı ülkelerin, toplulukların herhangi bir zaman dilimindeki eğitim sistemini bütün veya parça parça inceleyerek ve karşılaştırarak, ortaya farklılıkları ve ortak yönleri çıkaran genç bir bilim dalı veya araştırma alanı diyebiliriz.

Karşılaştırmalı eğitim güvenilir bilgi sağlayan iyi bir kaynaktır. Bir ülkeden sağladığı bilgilerle bizlerin o ülkeyi her açıdan tanımasına olanak sağlar. Çünkü okullar ülkelerin birer aynası gibidir. Okullarda kullanılan eğitim sistemi, eğitim unsurları, düzen, otorite sistemi bize o ülkenin gelişmişlik düzeyi, kültürü, başarıları, geçmişi ve geleceği … vb. unsurları hakkında ışık tutar. Bir ülkenin geçmişte kullandığı eğitim sistemini ve o eğitim sisteminin nerden geldiğini bilmek bize karşılaşılan sorunları o ülkenin nasıl çözdüğü hakkında bilgi verir. Geçmişe hâkim olmamız ise geleceği tahmin etmemize olanak sağlar.

Bu bilim dalından elde ettiğimiz veriler eğitimin birçok alanının gelişmesine etki eder. Eğitim politikalarının düzenlenmesine ve yeni eğitim politikalarının ortaya çıkmasına yardımcı olur. Aynı zamanda eğitim politikacılarının doğru ve etkili karar vermesini sağlar. Halkın ve öğretmenlerin bakış açısını olumlu yönde değiştirir. İnsanların eğitim konusunda duyarlı olmasını sağlar. Yani elde edilen veriler, eğitim bilimlerinin gelişmesini ve aynı zamanda zenginleşmesini sağlar. Bu şekilde aslında bütün insanlık kazanmış olur.

Karşılaştırmalı eğitimin amacı kesinlikle rekabet değildir. Tam tersi ülkeler arasında bir hoşgörü, anlayış ortamı sağlamaktır. Oluşan bu ortam ülkelerin birbirleri ile olan iletişimini geliştirmesin de etkilidir. Bir ülkede yaşanan başarısızlığın başka bir ülkede yaşanmasına gerek yoktur. Karşılaştırmalı eğitim bu başarısızlığın nedenini bulmada bize yardımcı olur.

Ülkeler arasında yapılan uluslararası öğrenci değerlendirme programları karşılaştırmalı eğitim için çok önemlidir. Çünkü elde edilen veriler çeşitli ülkelerin karşılaştırılmasıyla elde edilmiştir. Uluslararası değerlendirme programları çeşitli katılımcı ülkelerin öğrencilerini farklı farklı alanlarda test eder. PISA, TIMSS, PIRLS, PIAAC uluslararası değerlendirme programlarındandır.

PISA, OECD tarafından yapılan bir programdır. 15 yaşındaki çocuklara uygulanan bu program 3 yılda bir gerçekleşir. İlk olarak 2000 yılında yapılmıştır. Matematik okuryazarlığı, Fen okuryazarlığı ve okuma becerilerini ölçen program öğrencilerin öğrendikleri bilgileri günlük hayatlarında kullanmalarını değerlendirir.           

TIMSS, IEA tarafından yapılan bir programdır. Bu program 4. ve 8.sınıflara uygulanır. İlk kez 1995 yılında yapılmıştır. 4 yılda bir gerçekleşen bu programda öğrencilerin Matematik ve Fen alanlarındaki başarıları değerlendirilir.

PIRLS, IEA tarafından yapılan bir programdır. 5 yılda bir uygulanan bu program 4.sınıf öğrencilerinin okuma becerileri üzerinde durmaktadır. Kavrama süreçleri okuma amaçları ve okuma alışkanlıkları, okumaya yönelik tutumlar olmak üzere üç temel çerçevede şekillenmiştir. Okuma becerisine etki eden okul, programlar vb. faktörler ile beraber değerlendirilir. Bundan her anlamda karşılaştırma yapmak için güzel bir programdır.

PIAAC, OECD tarafından yapılan bir programdır. PISA ’nın devamı niteliğinde sayabileceğimiz bu program 16-65 yaş grubunu içindir. Bu grubun temel bilgi işleme becerilerini değerlendirir. Yani sözel, sayısal ve problem çözme becerilerini değerlendirir.

Yapılan bu programlara katılan ülkelerin sayısı her geçen yıl artmaktadır. Katılımcı sayının artması ile bu programlar bizlere farklı eğitim sistemleri hakkında daha fazla bilgi sunuyor. Böylelikle katılımcı olan her ülke kendi eğitim politikasını çeşitli ülkelerin eğitim politikalarıyla kıyaslıyor. Dolayısıyla katılımcı ülkeler eğitim sistemlerini farklı kulvarlardaki bu programlar sayesinde geliştiriyor.

Her ülkenin eğitim sisteminin kendine göre düzeltilmesi gereken sorunları vardır. Çünkü zaman ilerledikçe politikaların çağa ayak uydurması gerekiyor. Bu programlar ile bu sorunlar tespit ediliyor. Sorunu olan ülke diğer ülkelerdeki duruma göre kendi eğitim politikasını iyileştiriyor. Örneğin Türkiye’de okul öncesi eğitime katılım oranı programlarda başarılı olan ülkelere göre daha düşüktür. Bundan dolayı Türkiye, uzmanlar ve akademisyenler tarafından okul öncesi eğitimin düzenlenmesi ve okul öncesi eğitimine katılımı artırmaya yönelik öneriler alıyor.

Programlar her ne kadar eğitim politikaları için olumlu etkiye sahip olsa da yanlış kararlar ile bu durum değişebilir. Her ülkenin yönetim biçimi, nüfusu, aile yapısı gibi kendine göre değişkenleri vardır. Örneğin bir ülkenin öğrenci nüfusu ile başka bir ülkenin öğrenci nüfusu bir değildir. Bundan dolayı bu ülkelerin eğitim sistemleri birbirlerinde çalışmayabilir. Eğitim sistemleri benzerlik gösterebilir fakat her sistem kendi ülkesine özeldir. Bunları göz önünde bulundurarak diğer ülkelerle karşılaştırma yapılmalıdır.

Eğitim politikalarını düzenlerken yanlış kararlar vermek eğitimin niteliğinin düşmesine neden olabilir. Örneğin A ülkesinde Fen Liselerinin sayısının çok olması eğitim kalitesini artırıyor ise Türkiye de Fen Liselerinin sayısının artırılması işe yaramayabilir. Geçmişte Anadolu Liselerinin eğitim kalitesi iyiyken bu liselerin yaygınlaştırılmasıyla eğitim kalitelerinde ve niteliğinde düşüş gerçekleşmiştir. Her ülkede her uygulama işe yaramayabilir.

Sonuç olarak karşılaştırmalı eğitimi ve uluslararası öğrenci değerlendirme programları birbirleriyle sürekli ilişki halindedir. Karşılaştırmalı eğitim için bu programlar birer veri kaynağı niteliğindedir. Karşılaştırmalı eğitim alanı doğru bir şekilde kullanılırsa eğitimi geliştirebilir. Fakat hata yapılır, yanlış kullanılır veya yanlış uygulamalar yapılırsa eğitim sistemine geri dönüşü olmayan zararlar verebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir